Bafra Haber Gazetesi Bafranın Sesi
ANLAMLI BAĞIŞ
Emekli memur şair ve ressam Fitnat Düzbal Bafra Huzurevi ziyaretinde huzurevi sa
METİN GENÇÇAKIR’DAN BASI
Samsun Esnaf ve Sanatkârları Odaları Birliği Başkanı, Bafra Şoförler Odası Başka
Bafra Devlet Hastanesi’n
Yıllardır yapılması yılan hikâyesine dönen Bafra Devlet Hastanesi’nin inşa
TOKİ BAFRA’DA TAM GAZ
TOKİ BAFRA’DA TAM GAZ
ARSKOM YENİ ŞUBESİNİ AÇTI
ARSKOM YENİ ŞUBESİNİ AÇTI
TOLİKA

TOLİKA

  Bu yazı 23 Mayıs 2010, Pazar 15:41:57 eklenmiştir. 491 kez okunmuştur.
Yazar : Gonca Cezairli
Bacikam Al Beni-


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 

Bu gerçek hayat hikâyesini, dünyanın dört bir yanındaki kayıp insanlar için kitaplaştırmış yazar Yorgo Andreadis. Türkçeye Tanju İzbek çevirmiş. 

Ben neden seçtim merak edersiniz belki. Bu hayat hikâyesi yöremizde geçiyor, Samsun, Bafra, hatta iki şehri birbirine bağlayan eskiden Yizigöl denilen bir köyde. 

Kitabın kahramanı Kirya Sofiya, şu anda 86 yaşında ve hayatta, Yunanistan’da Selanik’te yaşamakta ve engelli bir komşumuz. Hemşerimiz daha uygun düşer aslında çünkü Yizigöl’de 1914’de doğmuş, Yani savaş zamanında yaşanan karşılıklı acıların şahidi ve acı çekeni, Bafra’dan Yunanistan’a göç etmek zorunda kalan hemşerimiz. 

Kirya  Sofia’nın ataları hep Yizigöl’de olmuşlar, Babası’na Tolmanin  Dimitro derlermiş. Hali vakti yerinde, zengin, ticaret yapan sayılı ailelerdenmiş. O zamanlarda köyün bir kesimi Hıristiyan bir kesimi Müslüman köylüymüş ve kardeşçe iyi ilişkiler içinde komşuluk yaparak yaşamlarını sürdürüyorlarmış ve ortak anadilleri Türkçe imiş. 

 Yazar, arkaik dünyanın en ünlü coğrafyacısı ve gezginlerinden olan Strabon belgelerinden faydalanarak Bafra için neler anlatmış. O Zamanlar da Bafra, zengin, kültürel ve toplumsal yapısıyla küçük bir kasabadan büyük bir kent merkezi haline dönüştü. Aynen Samsun’da olduğu gibi Bafra’da Kapadokya’dan gelenleri bünyesinde barındırmış, bağrına basmış. 

            Bafra’nın zengin ormanları vardı. Ovaları bereketli ve verimliydi. Ve birde kentle deniz arasında bir gölden söz eder ki, bol siyah havyarı ile ünlü, balıkların çok revaçta olduğu bu göl kente iki saat uzaklıktadır. Ancak yörenin en güzel ürünü, dünyanın başka hiçbir yerinde yetişmeyen, güzel kokulu tütündü. 

            Daha eskilerde ‘Bafra’ ‘Pafrai’ olarak söylenirdi. Ayrıca Bafra’da arap tütünü de üretilirdi. Mastika gibi çiğnenen Arap tütünü. Milyonlarca koyun, keçi ve mandayı içeren hayvan sürülerini otlaklarında besleyebilen Bafra’ya Türkiye’nin öteki yörelerinden de çobanlar sürülerini otlatmak için gelirlerdi. O kadar ki Bafra verimli bitki örtüsü, sebzesi, meyvesi ve ünlü tütünü ile tüm mahsulünü Avrupa’ya ihracata kadar vardırmıştır. 

Yerli Pontus’lu lar la Kapadokya’lı göçmenler kısa sürede kaynaşmışlar ve anadil olarak Türkçe kullanılıyormuş. Böylece Bafra büyüdü, gelişti ve devlete ilişkin resmi hiçbir engelleme olmadan, köyleri olan koskoca bir kent haline geldi. 

            Yüz yedi kilise, bir manastır, bir ortaokul, seksen erkek okulu, on yedi kız okulu, iki anaokulu, bir jimnastik salonu vardı. Ve toplam 4899 öğrencisiyle tüm bu öğrenim merkezlerine 90 erkek öğretmen ve 26 kadın öğretmen atanmıştı..

            Balkan savaşları, Osmanlı- Rus savaşı ve Milli Mücadelenin başladığı yıllarda karşılıklı yaşanan acılar ve göç yılları, gelenler gidenler.

 

 Kirya Sofia’nın ailesi de savaştan göçlerden nasibini almış Babasını iki ağabeyini, akrabalarını, yitirmiş. Sadece kendisi ve kardeşi Tolika ile babasının arkadaşlarının ve komşularının bulunduğu Bafra’nın Hacı Ömer köyüne doğru, kırık dökük at arabasının arkasında,  sürücüsü kötü kalpli Hüseyin’le gelmişler,

O zamanlar da Türk köyü olan  ‘ Hacı Ömer’ köyündeki hemşerileri, Türklerine sığındılar.

Danış Türkleri Kirya Sofia’nın babasının arkadaşları. Onları iyi ağırlayıp, karınlarını doyurdular.  Sürgün devam ediyor ve Hüseyin at arabasını sürer. Sofia ve Tolika arabanın arkasında, Tolika’nın tuvalet ihtiyacı gelir, Sofia’nın tüm yalvarmalarına rağmen Hüseyin arabayı durdurmaz ve Tolika’yı kolundan tuttuğu gibi arabadan aşağıya atar, hızla arabayı sürmeye devam eder. 

Sofia sekiz yaşındadır, Tolika daha dört yaşında. Sofia arabanın arkasında, Tolika’nın bacikam al beni, beni bırakma, bacikam yanına al beni çığlıklarıyla çaresizce Hüseyin’e yalvarır ama nafile gaddar Hüseyin durmaz. Sofia diğerleriyle birlikte Selanik’e yollanır. Fakat Tolika’yı bir daha göremez. Ogün bu gündür hala kızkardeşinin çığlıkları kulağından gitmez, Selanik’ten Bafra ‘da bırakılan kalp. Sofia kardeşi yaşıyorsa 82 yaşında.

Yaşıyorsa kendini, eğer öldüyse mezarını, Tolika’dan akrabalarını bulmak istiyor ve üzerimize vazife yaptığım komşumuzun hemşerimizin belki de son isteği bu. Tolika ( Anatoli’nin ) kısaltılmış isim hali. 

Hacı Ömerde kaybolan Tolika’nın bulunabilmesi için, yardımcı olabilecek tek karekteristik iz, yüzünde, bir yanağında bulunan, kocaman yuvarlak koyu renkli bir leke olması.

Evet, sevgili okuyucularım böyle bir olay duyduysanız yıllar evveline dair lütfen bana ulaşın. İnsanlık adına yaşlı son zamanlarını yaşayan bir kadının, son isteği adına, Ülkeler arası komşuluk dostluk adına, hatta daha da önemlisi gerçek hemşerilik adına.

Kitap’ta Bafra, Samsun, Amasya, Sinop, hakkında daha bilmediğimiz çok bilgi var.  Sofia ve Tolika’nın gerçek hayat hikâyelerini yürek buruntusuyla bir solukta okuduğum kitap tavsiye ederim. İnşallah Tolika’ya ait bilgilere ulaşır Sofia’ya müjdeli haberler iletiriz.

                                                                                                          Sevgiyle Kalın

 


Diigo Diigo Digg Digg Newsvine Newsvine Technorati Technorati
Del.icio.us Del.icio.us Facebook Facebook Reddit Reddit Jumptags Jumptags
Simpy Simpy StumbleUpon StumbleUpon Slashdot Slashdot Propeller Propeller
Furl Furl Yahoo Yahoo BlinklistBlinklist Google Google
 
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!

teşekkürler
ilgilendiğin ve bilgilendirdiğin için teşekkür ederim vural abiciğim, benimde umudum senin gibi konuya eğilen duyarlı insanlarımızın yardımıyla çoğalıyor inşallah sonuca ulaşır, kirya sofianın kardeşini veya yakınlarını bulur güzel bir buluşma gerçekleştiririz hep birlikte bir köprü daha kurarız insanlık ve barış adına
Vural
Duygulandım
Elinize yüreğinize sağlık,bu konu ile ilgili Bafra Nufüs müdürlüğünden ayrılan Neçmettin Akbaş yardımcı olur sanırım.çünkü Necmi bey Yani Arzuhalci Necmi bey, geçtiğimiz yıllarda aynı olayı yaşamış ve annesini vasiyeti üzerine Türkiyedeki teyzesini 30 arayarak Necmi bey sayasinde buldu. bizde bu kavuşma anını hem görüntüledik hemde resimledik. göz yaşları sel olan bu kavuşma şimdi Türkiye ve Yunanistan arasında kökleşen bir bağ oldu. Tekrar tebrik ediyorum insanlık adına hoş bir yazı eline,yüreğine sağlık.


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 

Diğer Gonca Cezairli Yazıları
 
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
Atv Avrupa Turizm Dü
Sunay Akın Tek Kişil
Cumhuriyetin 90. Yıl
Bafra Lisesi 45. Yıl
Bafra Lisesi 45. Yıl
Bafra Lisesi Sineviz
[ Tümünü Göster ]
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
 
12 Eylül Referandumuna Hangi Oyu Kullanacaksınız?
EVET
HAYIR
Diger anketlerimiz için tıklayın...
Site Haritası .  İletişim .  Reklam .  |  Copyright © 2010 BafraHaber
Sitemizdeki Fotoğrafların her hakkı saklıdır kaynak gösterilse dahi izinsiz kullanılamaz.
Görsel Tasarım & Yazılım: Gazisoft
haberler