ATATÜRK'ÜN BALIKESİR HUTBESİ
Metin Bostancıoğlu

ATATÜRK'ÜN BALIKESİR HUTBESİ

Merkezi Ankara’da olan Samsun 19 Mayıs Derneği....

 

mbostancioglu57@gmail.com
 
          Merkezi Ankara’da olan Samsun 19 Mayıs Derneği ve Samsun Vakfı, üyeleri ve konukları  için her ay bir konferans düzenler. Bunlardan biri Kasım/2011 tarihinde Prof. Alpaslan IŞIKLI’ nın verdiği “ATATÜRK VE DİN “ konulu konferans idi. Bu konferansı hepinizin dinlemesini çok isterdim. Ben ve dinleyenler din konusunda Atatürk’e ve arkadaşlarına yapılan haksız saldırıları bir defa daha açıkça gördük.
 
          Geçen Ramazan Bayramı öncesi yayınlanan gazetemizde “RAMAZAN AYI VE BİR MEAL’İN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ” başlıklı bir yazı yazmıştım.  Bu bayram öncesi de sizlere yine dini konularda fakat   Ata’mızın ağzından seslenmek istiyorum.
 
          Türkiye Cumhuriyeti'nin temelleri atılırken Mustafa Kemal Atatürk halkla iç içe olmayı, memleketin esas sahipleri ile birlikte hareket etmeyi ilke edinmişti.
 
          Mustafa Kemal Atatürk Kurtuluş Savaşı’mızın zaferle sonuçlanmasının ardından, sürekli Anadolu'yu dolaşarak, halkının yanında olmuş, sorunlarını dinlemiş, halkımızdan Cumhuriyet’in kurulmasına yardımcı oldukları gibi korumalarını da istemiştir.
          Atatürk'ün yurdumuzda yaptığı ziyaretlerden biri de 6 Şubat 1923 tarihli Balıkesir ziyaretidir.
Atatürk beraberinde eşi ve Kâzım Karabekir Paşa ile birlikte Balıkesir'e yaptığı bu ziyarette büyük bir sevgi ve coşku ile kucaklanmış, geceyi Balıkesir’de geçirmiş ve 7 Şubat 1923 günü öğleyin Zagnos Paşa Camii'nde okunan mevlidden sonra minbere çıkarak "Balıkesir Hutbesi" diye anılan konuşmasında cemaate dini konularda ve kurulacak yeni devletin temel esasları ile devrimler ve cumhuriyete ışık tutan mesajlar vermiştir.
 
           Bilindiği gibi hutbe, “İslam ülkelerinde, devletin bağımsızlığı belirtisi olarak, cuma ve bayram namazlarından önce okunan dua ve verilen öğütler.” demektir. 
 
          Ulu Önderimizin o günkü hutbesi o günlerde olduğu gibi bugün de önemelidir. Herkes bu hutbede verilen dersi iyi anlamalıdır.
 
          Sözü uzatmadan Atatürk’ün Balıkesir Hutbesi’nin bugünkü Türkçe ile metnini aynen naklediyorum.
 
          "Ey millet! Allah birdir, şanı büyüktür. Allah'ın selâmeti, sevgi ve iyiliği üzerinize olsun. Peygamber Efendimiz Hazretleri, Cenâb-i Hak tarafından insanlara dinî hakikatleri tebliğe memur edilmiş ve resul olmuştur. Temel nizami, hepimizin bildiği Kur'ân-ı Azimussan'daki açık ve kesin hükümlerdir.
 
          İnsanlara maneví mutluluk vermiş olan dinimiz, son dindir, mükemmel dindir. Çünkü dinimiz; akla, mantığa ve gerçeklere tamamen uymakta ve uygun gelmektedir. Eğer akla, mantığa ve gerçeklere uymamış olsa idi bununla diğer ilâhî tabiat kanunları arasında birbirine zıtlık olması gerekirdi. Çünkü bütün tabiat kanunlarını yapan Cenab-ı Hak'tır.
 
          Arkadaşlar! Cenabı Peygamber çalışmalarında iki yere, iki eve sahipti. Biri kendi evi, diğeri Allah’ın evi idi. Millet işlerini Allah'ın evinde yapardı. Hazret-i Peygamber'in mübarek yollarını takip ederek bu dakikada milletimize ve milletimizin şimdiki ve geleceğine ait konuları görüşmek maksadıyla bu kutsal yerde, Allah'ın huzurunda bulunuyoruz. Beni bu şerefe kavuşturan Balıkesir'in dindar ve kahraman insanlarıdır. Bundan dolayı çok memnunum. Bu vesile ile büyük bir sevaba nail olacağımı ümit ediyorum.
 
          Efendiler! Camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiler, söylenenleri dinleme ve ibadet ile beraber din ve dünya için neler yapılması lazım geldiğini düşünmek, yani birbirimizin görüş ve düşüncelerini almak için yapılmıştır. Millet işlerinde her ferdin zihninin başlı başına faaliyette bulunması lâzımdır. İşte biz de burada din ve dünya için, geleceğimiz için her şeyden önce hakimiyetimiz için neler düşündüğümüzü meydana koyalım.
 
          Ben yalnız kendi düşüncemi söylemek istemiyorum. Hepinizin düşüncelerini anlamak istiyorum. Millî emeller, millî irade yalnız bir şahsın düşünmesinden değil, millet fertlerinin tamamının arzularının, emellerinin bileşkesinden ibarettir. Bundan dolayı benden ne öğrenmek, ne sormak istiyorsanız serbestçe sormanızı rica ederim."
İşte Mustafa Kemal budur, devlet adamlığı budur. 
Din tacirleri ve dini kullanarak makam ve mevki sahibi olanlar, dini kullanarak halkı soyanlar, böyle yollardan zenginleşenler iyi okuyun bu hutbeyi. 
Atatürk’ü iyi tanıyın. 
 
Ramazan Bayramınız kutlu osun.
DİĞER YAZILAR