BİRLİK ve BERABERLİK MÜMKÜN MÜ?
Vural Dilmaç - Damla Damla

BİRLİK ve BERABERLİK MÜMKÜN MÜ?

Okula başladığım yıllardan beri hep “BİRLİK ve BERABERLİK” kelimelerini duymuşumdur.

 

Damla Damla

Vural DİLMAÇ

 BİRLİK ve BERABERLİK MÜMKÜN MÜ?

 

             Okula başladığım yıllardan beri hep “BİRLİK ve BERABERLİK” kelimelerini duymuşumdur. Son günlerde bu kelimeler daha sık söylenir oldu. Kendi kendime düşünür ve sorarım. 3-4 katlı bir apartmanın daire sakinleri arasında apartman masrafları giderleri konusunda dahi bir “BİRLİK ve BERABERLİK” olmazken, yine kalabalık bir aile içinde anlaşmazlık çıkıp kavgalar başlarsa, yarım metrelik bir arazi için kırsalda emmioğulları, dayıoğullarını vurup 3 ölü 5 yaralıyı geride bırakırsa, bu “BİRLİK ve BERABERLİK” nasıl olacak?

            Ülkemizde bölgeler-arası örf ve adet konusunda öyle ayrıcalıklar var ki, insanların birbirine adapte olması imkânsız. Bunların yanında sayılarını bilemediğim cemaatler ve tarikatlar ipin ucundan tutmuş kendi tarafına çekip duruyorlar. Hepsi ayrı ayrı ülkenin başına dert yükü, “BİRLİK ve BERABERLİK”ten yoksunlar.

            Gelelim siyasi partilere. Her gün birbirlerine en ağır sözlerle yükleniyorlar, içlerinden küfür dahi ediyorlardır da ayıp olmasın diye dışa vuramıyorlar. Önümüzdeki yıl mahalli seçimler var. Belediye başkanlığını kazanmak için birbirlerine öylesine girecekler ki, onların hakarethavi sözlerini duymamak için televizyonları kapatacağız. Buyurun size “BİRLİK ve BERABERLİK”! Bence olumlu hiçbir katkısı olmayan yuvarlak iki kelime. Bizde böyle de, başka ülkelerde daha mı iyi? Ben şu ana kadar “BİRLİK ve BERABERLİK” içinde olan hiçbir ülke duymadım ve görmedim. Hepsi gerek siyasi gerek ekonomik yönden birbirlerini yiyorlar oldum olası, yaşam böyle demek ki!

İnsanların genlerinde “BİRLİK ve BERABERLİK” duygusu yeterince gelişmemiş, Kendimizi tenkit ediyoruz ama dışa baktığımızda, onlardan daha iyice durumdayız. Birliği bırakalım, ekonomik yönden fakir düşmüş sefilleri oynayan İslam ülkelerine milyarlarca yardım ediyoruz. Kendi işçimize, emeklimize oraya yapacağımız yardımların yarısını verebilirsek “BERABERLİK” nispeten kendini gösterir. Yurdumuz orta halli bir ülkedir. Halkımız gün kazandığını gün yiyen, aldığı aylıkla ayı idare eden mütevazi bir topluluktur. Ahım şahım bir yaşam tarzı yoktur. Haritada dahi yerlerini zor bulabildiğimiz İslam ülkelerine milyarlarca lira yardımda bulunuyoruz. Ondan sonra da bütçe açık verdi diye zam yağmuru başlıyor. Dış ülkelere yerli yersiz yapılan yardımlar gelecekte bütçe açığının büyümesine ve zamlarla kapanmayacak duruma gelmesine sebep olabilir.

            Suriye’den yurdumuza iltica eden 100.000 insanın yanında, muhtaç İslam ülkelerine yapılan aynî ve nakdî desteklerin ötesinde PKK ile yapılan mücadelede harcanan milyonlarca askeri masraflar ülke ekonomisini sarsmaktadır. Bir de bunlara eklenen fuzuli ve lüzumsuz masraflar, vatandaşın geleceğe ümitsiz bakmasına sebep oluyor. Zira halkımız bir gün gelip de 70 sent’e muhtaç olduğumuz günlerin geri gelmesinden korkmaktadır. AMAN DİKKAT!

Kurban Bayramınızı ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını Kutlarım.

DİĞER YAZILAR