Bir maden ocağında, yerin yüzlerce metre altında ekmek parası kazanmak için çalışan işçiler Grizu Patlaması sonucu hayatlarını kaybettiğinde AKP’ nin Çalışma Bakanı ölenlerin ardından “Hiç acı çekmeden çok güzel öldüler.” Diyerek tanrıya şükrediyordu…
AKP’nin Başbakanı ise ne yapalım “Bu şekilde ölüm madencilerin kaderinde var.” diyerek, sorumsuzluğunu dile getirdi.
Daha bu sözler unutulmadan halkımızın, hatta yabancı ülke halklarının yasa boğulduğu SOMA FACİASI’nı yaşadık.
Soma’da, dünyada eşi örneği görülmemiş sayıda işçimizi, genel olarak iş kazası denilen yangın sonucu kaybettik. Analar, babalar evlatlarını, kardeşlerini, kocalarını, babalarını kaybetti. Kara toprağın altında çalışıyorlardı, kara toprağa gömüldüler.
Şimdi AKP’nin ileri gelenleri sorumluluklarını gizlemek için yalancı gözyaşları döküyorlar…
Yine sorumluluktan kurtulmak için, dini duyguların arkasına saklanıp, yaşamını kaybeden işçilerimizin şehit olduğunu söylüyorlar, sahtekârlar.
İslam inancına göre, Allah yolunda canını feda eden bir Müslümana şehit denir. Şehitlik, İslâm’da en büyük mertebedir.
Bu nedenle devleti yöneten Başbakan ve kabine üyeleri diyorlar ki, evlatlarını, kardeşlerini, babalarını, kocalarını kaybedenler sakın üzülmeyin “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler, Allah´ın lütfundan kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde, Rableri katında rızıklandırılırlar. Arkalarından gelecek olanlara şunu müjdelemek isterler: Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmezler. Allah´tan bir nimeti ve lütfu ve Allah´ın mü´minlerin ecrini zayi etmeyeceğini müjdelemek isterler” (Al-i İmran, 3/169-171).
Yine İslam inancına göre “Kutsal bir ülkü veya inanç uğruna savaşırken ölen kimseye” şehit denir. “Ülkesi ve ülküsü veya inancı uğruna savaşırken ölmek” şehit düşmektir… “Ülkesi, ülküsü veya inancı için savaşanı öldürene de şehit eden denir.
Şimdi soruyorum: Patron daha çok para kazansın diye olumsuz şartlarda çalışmak ve ölmek ülke, ülkü veya bir inanç uğruna savaşmak mıdır?
Soma’da hayatını kaybeden yüzlerce işçiyi şehit edenler kim veya kimlerdir?
Evlatlarımızı, kardeşlerimizi, babalarımızı, kocalarımızı bizden ayıranların cezası ne olacaktır? Onları şehit edenlerin “katli vaciptir” diyecek misiniz?
Yoksa, idam cezası kaldırıldı, zaten işverenin de denetleme yapanların da bir kusuru yok. Bu şekilde ölüm onların kaderi, çok güzel ölümle yaşamları son buldu, buyurun gıyabi cenaze namazına mı diyeceksiniz?
Sizden daha fazlasını bekleyen aldanıyor…
Siz aldatmayı çok iyi biliyorsunuz. Bunu da atlatırsınız.
Oysa ki, yaşanan facia bir iş kazası değil, bir iş cinayetidir. Gerekli önlemleri pahalı diye almayan işveren ve denetimini doğru yapıp, iş ve işçi sağlığı tedbirlerini tam olarak uygulatmayan Bakanlık sorumluları bu cinayetin katilleridirler.
Baş imam ve müezzinleri diyorlar ki, işçiler cennete gitti, buyurun gıyabi cenaze namazına…
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nız kutlu olsun.