Cuma günleri, camii köşelerinde dilenen Suriyelileri görünce, ülkelerinde büyük bir ihtimalle işi gücü olan, ticaret yapan, belki de bir devlet dairesinde çalışan bu insanların karınlarını doyurmak için avuç açmaları insanın zoruna gidiyor.
Ülkelerini ve halkını yöneten liderlerin kaprisleri, akılsızlıkları hem halkının hem de o ülkenin mahvına sebep olabiliyor. Basit bir örnek: Irak Başbakanı Şii ve Sünni ayrımı yüzünden ülkesini yamalı bohçaya çevirdi. Her gün patlayan bombalar, ölen ve yaralanan yüzlerce insan! Akıllı bir yöneticinin yapacağı iş mi bunlar? Demek ki kafada bir eksiklik var. Tarihin derinliklerinden gelen, dünyaya örnek olması gereken şu Mısır’ın haline bakın. Bir salak general ülkeyi ve halkını mahvetti ve devam ediyor. Ortadoğu’da nereye bakarsanız aynı filmi görürsünüz.
Bize gelince; sağlık reformu, 81 ilimize kurulan üniversiteler, hava limanları inşaatı, kara ve demir yollarının gelişmesi ve devam eden çalışmaları, dünyada 163 ülkeyle yapılan ticari anlaşmalar daha niceleri Ak Parti’nin 12 yıl içinde gösterdiği başarılardır. Yalnız Suriye konusunda en azından bir yıl sonrasını göremeden karar vermek milyarlarca liraya mal olmuştur. Her gün Suriye üzerinden yüzlerce tır, Ortadoğu ülkelerine çeşitli malzeme ihraç ederken, bu şans, yolların kapatılması suretiyle ortadan kalkmıştır. İhracatçı firmalar da çok büyük zarara girmiştir. Diğer taraftan binlerce Suriyeliye, çadır kentlerde, şurada burada üç öğün yemek verilmektedir. Onlara yapılan sağlık harcamaları da eklenirse, devletin bütçesinden oraya oluk oluk para akmaktadır. Komşu ülkeler bizi uzaktan da olsa az çok ilgilendirir. Esas olan kendi ülkemizdir. Hayati konularda, bizim liderlerin, çok hassas davranmaları şarttır. Verilecek bir falso, ülkenin üç beş yıllık geleceğini alıp götürür.
Son günlerde Ortadoğu kaynamaktadır. Bizim, kaynayan bu çorbaya nane olmamamız lazımdır. Zira, Avrupa ülkeleri ne kadar yaklaşıyorsa biz de onlardan biraz daha fazla yaklaşalım ama elimizi de yakmayalım. Çünkü kızdığımız, aleyhinde olduğumuz ülkelerin arkasında devler var. Bizim arkamızda ise, ülkesini seven halkımız ve inandığımız Allah’ımız var. Yani güvenecek hiçbir ülke yok.
Tüm okuyucularımın Ramazan Bayramı’nı kutlarım.