OSMANLICA TARTIŞMASI
Metin Bostancıoğlu

OSMANLICA TARTIŞMASI

Başbakan Ahmet Davutoğlu Dış İşleri Bakanı olarak atandıktan kısa bir süre sonra, ilk demeçlerinde sık sık Osmanlı'dan söz etmiştir.

“Osmanlı İmparatorluğu her ırktan ve dinden olan milletleri bir bayrak altında toplamış ve yüzyıllarca yönetmiştir. Bunu biz de neden yapamayalım” yönlü çok sayıda demeç vermiş, demeçleri gerek iç gerekse dışta eleştiriler aldığından bu söylemlerden daha sonra vazgeçmiş olmasına rağmen, bir Osmanlı devleti özlemini içinde taşımıştır.

BARIŞ SÜRECİNİN ALTINDA OSMANLI DEVLETİ ÖZLEMİ VAR

            Gerek Başbakan Davutoğlu , gerekse başöğretmeni Başbakanın Başı , Cumhurbaşkanı, (ayrıca fiilen Baş Başbakan, Başmüdür/Genel Müdür gibi bir şey) olan Recep Tayyip Erdoğan’ın bu Osmanlı Devlet Yönetim Biçimi sevdası, Güneydoğu Anadolu bölgemizde bir Kürt devleti kurulması arzularını da hoşgörü ile karşılanmasının temelinde yatan önemli bir sebeptir. Düne kadar, 30 milyon insanımızın ölümüne sebep olan  PKK terör örgütünün başı APO ile de işbirliğinin (Bu işbirliğine Barış Süreci diyorlar) görüşüp anlaşma sağlama arzularının temelinde de bu sevda vardır.

             OSMANLICA DİYE BİR DİL YOKTUR   

            Her vesile ile Türkiye Cumhuriyeti kuruluş iradesine karşı yasal düzenleme ve uygulamalar yapan  AKP’liler bu defa da 19. Milli Eğitim Şura’sında zorunlu OSMANLICA ÖĞRETİLMESİ önerisini ortaya attılar.

            Cumhurbaşkanı / Baş Başbakan, “İsteseler de istemeseler de Osmanlıca’yı öğreteceğiz” diyerek, demokrasilerde olmayan bir biçimde diretmeci bir tavır sergiledi.

            Artık gündem Osmanlıca’dır, Osmanlıca öğretimidir…

Ana muhalefet bu sefer de, her konuda olduğu gibi oltaya takılmış, iktidarın belirlediği gündemi diline dolamış, Osmanlıca öğretirsin, öğretmezsin tartışması ile konuyu kayıkçı kavgasına çevirmiştir.

Her şeyden önce Osmanlıca diye bir dil yoktur. Osmanlı Türkçesi vardır.

Osmanlı’nın kullandığı dil Anadolu'da Türkçe, saray ve İstanbul’un Müslüman mahallelerinde Arapça ve Farsça’nın yoğun etkisi altında kalmış Türkçe'dir (Bakınız: Türk Dil Kurumu Sözlüğü).

Feth edilerek vergiye bağlanmış halkı Müslüman olmayan bölgelerde  o halkın kendi dili ile konuşulmuştur.

Saray dışında, halk Anadolu Türkçesi konuşmaktadır. Konuşulan bu dilin yazım şekli (Alfabesi) de Arap Harfleri'dir. Yani Osmanlı, Arapça, Farsça ağırlıklı Türkçe konuşmuş, yazarken de Arap Alfabesi'ni kullanmıştır.

Bugün dahi hepimiz konuşma ve yazılarımızda dilimizde yer etmiş, dilimize yerleşmiş yabancı İngilizce, Fransızca , Arapça ve Farsça kelimeler kullanmaktayız.

“İsteseniz de istemesiniz de Osmanlıca öğreteceğiz” diyenler, bundan sonra sarayda, mecliste, bakanlıklarda, toplantılarda her yerde resmi dil olarak Arapça ve Farsça kelimelerle konuşulacak diyorlar. Eski yapıtları okumak için de Arap Harfleri öğretilecek.

TÜRK DİLİ  VE HARF DEVRİMİ HEDEF ALINMIŞTIR

 

Daha 1277 yılında Anadoluda, Karamanoğlu Mehmet Bey bir buyruk yayınlayarak “Bu günden sonra hiç kimse sarayda, divanda, meclislerde ve seyranda Türk Dili'nden başka dil kullanmaya “ şeklinde ferman yayınlamıştı. Bu ferman 9 Mayıs 2011 çekiliş tarihili Milli Piyango biletinde de yer almıştır.

Bu Milli Piyango biletini basıp dağıtan kurumu özelleştirme adı altında elden çıkarmak için çalışan zihniyet, Türk Dili'nin Başkenti Karaman’ın evlatlarını maden ocağına gömdü. Şimdi de dilimizi Arapça, Farsça mezarlığına gömmek istiyorlar.

Türk Dil Devrimi dilimizi yabancı kelimelerden kurtarmak için yapılmıştır. Şimdi yapılmak  istenen karşı devrimdir.

Konuşmada Arapça ve Farsça'nın etkisi altındaki eski Türkçe dediğimiz dilin (Onlar Osmanlıca diyorlar) ve yazıda Arap Harfleri'nin her öğrenciye zorunlu olarak, isteseler de istemeseler öğretilme ısrarı ise Dil ve Harf Devrimlerine karşı, bir karşı devrim kalkışmasıdır.

Hedeflerinde Atatürk Devrimleri vardır. Dil Devrimi ve Harf Devrimi hedef alınmıştır.

                                        *************

 

Yeni bir yıla girerken Tanrıdan dileğim, ülkemizi, insanlarımızı gördüğü güzel günlerden geriye götürmesin, sevdiklerimizden ayırmasın, bu günleri aratmasın.

DİĞER YAZILAR