BAYRAMLAR BİZİMDİ
Vural Dilmaç - Damla Damla

BAYRAMLAR BİZİMDİ

İlkokul yıllarını hatırlarım.

Bayramlara birkaç gün kala öğrenciler kendi sınıflarını bayraklarla, graponlarla süsleme yarışına girerler, bu çabalarından da büyük zevk alırlardı. Ayrıca protokolün önünden geçme provaları yapılır, disiplin içinde, öğretmenlerinin nezaretinde provalar tamamlanırdı.

         Ortaokul yıllarında heyecan daha başkaydı. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda ortaokul öğrencileri şort ve tişörtleriyle, futbol sahasına yayılırlar, kız öğrenciler müzik eşliğinde ront yaparlar, erkekler ise beden eğitimi gösterilerinden sonra çeşitli kategorilerde yarışırlardı. Heyecan ve arzu dolu etkinlikler milli duyguları kabartır, vatan ve millet sevgisini en uç noktaya taşırdı. Cumhuriyet bayramlarında ise caddeler bayraklarla süslenir, taklar kurulurdu. Üç gün üç gece devam eden bayram sevinci ve coşkusu dalga dalga bütün şehre yayılırdı. Şimdilerde bu saydığımız güzellikler hep eski Türkiye’de kaldı ve üstü örtüldü.

         Şimdi yeni Türkiye var. Yeni Türkiye’de neler var diye sorarsanız,  yapılanlar saymakla bitmez. Mesela; havayolları, karayolları, uzayıp giden tren yolları, her gün açılan hastaneler, okullar, pıtırak gibi çoğalan imam hatip liseleri, bizim dış politikamıza uyum sağlamayan İslam ülkeleriyle Avrupa Birliği’ne sık sık yapılan giydirmeler. Ayrıca CHP’nin ağır toplarından Celal Bayar ve Adnan Menderes’in Demokrat Parti’yi kurduktan sonra, 1950 yılında genel seçimleri kazandığını, siyasi otorite anlata anlata bitiremiyor. Türkiye’ye demokrasiyi getiren iki büyük kahraman olduğundan bahsediyorlar. O yılları genç bir gazeteci olarak yaşamış olan bir de benden dinleseler gerçeği daha iyi anlamış olurlar: 1950’den sonra CHP’lilerin üzerine büyük baskılar yapılmaya başlanmıştır. Sanki CHP’liler ikinci sınıf vatandaşmış gibi ezilmeye tâbi tutulmuştur. DP ile CHP’lilerin oturdukları kahvehaneler bile ayrılmış, partililer arası selam sabah kesilmiştir. Hatta bir partili, diğer partili karşıdan gördüğünde, ya karşı kaldırıma geçmiştir, ya da bir aralık varsa o aralığa sapmıştır. Yakasında DP rozeti olmayan, resmi dairelere bile rahat rahat girememiştir. İlçe başkanının veya mahalle muhtarının şikâyeti üzerine, şikâyete uğrayan memur ya da amir başka yerlere atanmıştır. CHP’li büyük tüccarlar iflas ettirilmiş, perişan duruma düşmüşlerdir. Yurt içinde de aleyhte gösteriler, yürüyüşler başladığından, halka duyurulmaması için gazetelere yayın yasağı getirilmiş, hatta aynı gün ikinci bir telgrafla ayın yasağına bir yasak daha konulmuştur.

         Ben her sabah peşpeşe gelen bu telgraflardan Türkiye’nin kaynadığını hissediyordum, fakat yayın yasağından dolayı da gazeteme böyle haberler koyamıyordum. Daha sonra aldatmaca bir taktikle Vatan Cephesi kuruldu. Her gün Ankara Radyosu’ndan Vatan Cephesi’ne geçen, ölüler, diriler, doğmamış bebeler isimleri okunarak radyodan yayımlanmaya başlamıştı. Bu tezgâh epeyce sürdü. Baktılar ki istenilen hedefe varılamıyor, bu defa meclis üstü tahkikat komisyonu kurdular. Bu girişim bardağı taşıran son damla oldu. Peşinden de 27 Mayıs 1960 darbesi geldi. Darbe sonrası halk sevinçten yollara dökülmüş, bayram yapıyordu. Baskıdan, korkudan, hırpalanmaktan kurtuluş bayramıydı sanki.

Darbe yapıldı iyi mi oldu? Keşke olmasaydı. İdamlar çok yürek büktü. Rahmetli Adnan Menderes’i yakından tanırım. Karadeniz gezisinde gazeteci olarak yanındaydım. Rahmetli, çok kibar, mütevazi, harika bir insandı. Merzifon ve Bafra’ya geçişlerinde, halka verdiği mesajları en ince noktasına kadar kaydettim. Güzel ve yapıcı vaadlerinin yanında, verdiği emirleri, usulüne uygun olsun veya olmasın, yerine getirmeyen müdürleri ertesi gün başka bir yere tayin ettirir, o yüksek dereceli memur da perişanları oynardı.

Sayın başbakanımız o tarihlerde bir yaşındaydı. Nereden ve nasıl bilgi edindiyse Celal Bayar ve Menderes’ten, kahraman olarak bahsediyor. Milleti ikiye ayırmak ve sınıflandırmak kahramanlıksa, sonucu itibariyle, Allah bölesi kahramanlıklardan halkımızı korusun.

 

Bütün okurlarıma sağlıklı, mutlu, huzurlu bir yıl diler, sevgilerimi sunarım.

DİĞER YAZILAR