UMUTLAR BAŞKA BAHARA KALDI!
Vural Dilmaç - Damla Damla

UMUTLAR BAŞKA BAHARA KALDI!

Yedi Haziran Genel Seçimleri için yeni yeni partiler kuruldu, eski partiler de isimlerini değiştirerek yenilenmiş olarak seçim hazırlıklarına başladı.

AK Parti hükümetinden memnun olmayan seçmenler bu gelişmeleri memnuniyet ile karşıladılar. AKP’ye alternatif olabilirler düşüncesi ile seçim heyecanına kendilerini kaptırdılar. Sonra baktılar ki “Eski tas,eski hamam devam ediyor.” diyerek alternatif düşüncelerinden vazgeçtiler.

         Parti kurmak kolaydır, onu yürütebilmek dünyanın en zor işlerinden biridir. Anadolu’da teşkilat kuracaksın, taraftar bulacaksın ve orada kuvvetli bir parti ile mücadeleye gireceksin. Bunun yanında bavul bavul da paran olacak, hani hiçbirisi yok? Nasıl seçim alacaksın? İki – üç küçük partilerin birleşmeleri iktidar yolunda bir varlık göstermez. Büyük partilerle yola çıkılırsa netice daha tatmin edici olur. Muhalefetin başındaki siyasilerin de güçlü, mücadeleci ve yeni alternatifler ortaya koyması ve seçmeni ikna etmesi şarttır. Böyle bir şey var mı? Yok! Muhalefet kendini anlatmaktan bile aciz, seçmenin dertlerinden kaçan muhalefet ilçe başkanları, yöneticiler ne kadar inandırıcı olacaklar, kendilerini aldatmaktan başka yapacakları hiçbir iş yok. AKP iktidarı dolayısıyla Sayın Erdoğan muhalefet gerçeğini çok iyi bilen bir politikacı. Seçimlerde diğer partilerin hiçbir başarı elde edemeyeceklerini bildiği için, çok rahat davranıyor. Tek başına 81 ilin valilerini, muhtarlarına varıncaya kadar hepsini toplayıp güzel bir şekilde partinin çalışmalarını, programlarını televizyonlardan, dinleyenlerin kafasına işliyor. Hiç AKP iktidarının çalışmasına gerek yok. Cumhurbaşkanı tek başına bu seçimleri alacaklarından emin. Böyle muhalefete böyle iktidar çok bile.

 

 

CAHİL HALKTAN NE BEKLERSİN?

 

 

         8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’nde yapılan konuşmalar, kadınlara gösterilen sıcak ilgi, sevgi hepimizi çok sevindirdi. İnşallah böyle gider dedik. Daha aradan bir gün geçmeden vicdansızın biri karısını bıçakladı. O sevincin üzerine acı duygular ve nefret yığılmış oldu. Ne dersen de, ne yaparsan yap, karşındaki hayvansa etki sahan azalır. Bizler ikinci dünya ülkesiyiz. Birinci dünya ülkesi olabilmemiz için daha çok yılların geçmesi gerekiyor. Küçük olduğum yıllarda hepinizin bildiği bir söz işitmiştim. Şöyle bir sözdü: “Kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin.” Bunu ben 75 yıl önce duymuş, bir anlam da verememiştim. Düşünüyorum da kültürümüz belli, anlayışımız ortada, kimden ne bekleyeceksin? Acımasızlık üzerine kurulmuş, gelişmemiş bir kültürden daha fazla ne bekleyebilirsin? “ALLAH’ın” toplumu hizaya getirecek aile yuvasını yürütecek, yeni yeni nesiller yetiştirecek en değerli yaratıklarına hoyratça davranmak insanlık dışı bir harekettir. “ALLAH” kadınlarımıza güç, kuvvet ve şans versin, onların mutlu olmalarını sağlasın, bu bize yeter.

DİĞER YAZILAR