Neler oluyor. 7 Haziran’da genel bir seçime gittik. Seçmen başkanlık ihtirasına dur dedi. Parlamento askıda diyen anlayışa, ‘’seni askıya alıyorum’’ dedi. Bu ülkemin parlamentosunu askıya alan sayın Cumhurbaşkanına, sen ‘’Cumhurbaşkanı gibi davran’’ dedi. Buraya kadar her şey olağan. Nasıl oldu birden savaş naraları atılmaya başlandı. Dolmabahçe’nin geniş salonunda HDP ile kameralar karşısına geçen Devlet Bakanı, eski danışman Yalçın bey seçim öncesi baraj altına itmeye çalıştığı HDP’ye vuruyordu. ‘’Madem ki barajı aştınız, buyurun siz çözün Kürt sorununu’’ diyordu. Ağzından köpükler saçarak HDP’ye saldırıyordu. Neydi alıp veremediği. Tabi ki HDP baraj altında kalsaydı Doğu ve Güneydoğu illerinde 1 milletvekilliği ya da daha azı kadar oyla, 70 milletvekilliği daha kazanacaklardı. Hiç hakları olmadığı halde halkın oyu gaspedilecekti. 258+70=328 edecekti. Hem tek başlarına iktidar olacaklardı. Hem de şöyle böyle 330 oyla Başkanlık sistemini referanduma götüreceklerdi. Başkanlık sistemi kurulunca, parlamento sadece danışma meclisi gibi olacaktı. C.Başkanı Başkan olacak, illa parlamento içinden değil, istediği kişilerle hükümet kuracak ve parlamentoya sadece bilgi verecekti.
Milletin a…. koyan Cengiz İnşaat’ın patronu inşaatlardan sorumlu bayındırlık bakanı, damat Berat bey Maliye Bakanı, Bilal Bey Vakıflardan sorumlu devlet bakanı, Bayan Sümeye ise istihbarat ve getir-götür işlerinden sorumlu devlet bakanı, eski danışman Yalçın Bey ise çözüm sürecinden sorumlu Savaş Bakanı olacaktı.
Böylece 90 yıllık Cumhuriyet’in temel yapısı değişecekti. 7 Haziran’da seçmen buna ‘’DUR’’ dedi. Seçmene ölümü gösterip, sıtmaya razı etmenin yolu nasıl olur. İşte böyle olur. Diğer yandan silahları bırakıp, yasal zeminde siyaset yaparak, bütün ülkeyi kucaklayarak 80 Milletvekilini meclise gönderen HDP ve Selahattin Demirtaş ne yaptı? Çözüm sürecinin asıl aktörü olduğunu ortay koydu. Çözüm sürecinde bende varım dedi. Bu Kandil’in etkisini azaltıyordu. Kandil’de bu durumun bozulmasını istiyordu. Başkanlık isteyen güçlerle Kandil, HDP ve Selahattin Demirtaş hakkında aynı şeyi düşünüyorlardı. HDP ve S.Demirtaş artık çok oluyorlardı. Yollarını kesmek lazımdı. İki tarafın şahinleri tetiğe bastılar. Yine şehit cenazeleri gelmeye başladı. Afaki nutuklar atılmaya başlandı. Göstermelik bir IŞİD saldırısı dışında asıl mücadele başka bir alana kaydı. Barış isteyen güçlerin sesi kısıldı. Yeni hedef koalisyon kurulmasını engellemek. Seçmeni güçlüiktidara ikna etmek. HDP’yi baraj altına iterek haksız yoldan seçme iradesi ipotek altına alınarak 70 Milletvekilini AKP’ye kazandırarak 330 bulmak. Bulduktan sonrada hepimizin bildiği Başkanlık için referanduma giderek Başkanlık diktatoryasını getirmek. Hepimiz biliyoruz CHP-AKP koalisyon kararı AKP’nin yaptığı seçim anketi sonuçlarına bağlı Oynanan oyun bu. Seçmeni ikna etmek. Seçmen ikna olmuşsa, erken seçim. MHP zaten sistemin yedek lastiği görevini görüyor. 2 aydır iktidar gaspı ile giden bu hükümetle seçime gidilebileceği en yetkili MHPliderinin ağzından (D. Bahçeli) basına yansıdı. Özetle şöyle diyebiliriz. 7 Haziran seçimlerinden istediği pozisyonu elde edemeyenler, yani istediklerini elde edebilmek için seçmeni ikna etmeye uğraşıyorlar. Ülke ekonomisi alt-üst olurmuş, parlamento rejim krizi olurmuş, umurlarında bile değil. Tek istekleri seçmeni (özellikle milliyetçi oylar devşirerek) ikna edip, HDP’yi baraj altına düşürerek,haksız yere 70 milletvekili gaspı sağlayarak tek başına iktidar olmak. Daha ötesi Başkanlık sistemi ile tek kişi rejimi kurmak. Bu durum Kandil’inde işine geliyor. HDP’yi bertaraf edip, tek başına çözüm sürecinde söz sahibi olmak. Başkanlık sistemi kurulunca oluşacak federatif yapıda söz sahibi olmak. Hepimiz biliyoruz ki Başkanlık sisteminin olmazsa olmazı Federatif yapı, PKK ve kandil’in daha çok işine yarayacaktır. Eşit vatandaşlık temelinde, birlikte demokratik bir Türkiye yaratmak, demokrasi güçlerini hedefidir. Diktatörlük yanlıları ise silahın peşindedir. Bu böyle biline.