İKTİDARIN AYIRDINA VARAMADIKLARI
Prof. Dr. Dursun Kırbaş

İKTİDARIN AYIRDINA VARAMADIKLARI

Şöyle bir filmi geri saralım ve yeniden izleyelim.

Yıl 2012 …..29 Mayıs. İstanbul Taksim gezi parkında yeni bir düzenleme nedeniyle 300 yıllık ağaçlar kesiliyor. Bir grup çevreci genç elinde laptopları ve mp3 çalarları ile bir çadır kurup ağaç kesilmesine karşı çıkarlar.

1.Güvenlik güçleri aşırı bir orantısız güç kullanarak gaz ve sularla bu gençleri parkın içlerine doğru kovalıyor. Bu arada dünya basınına yansıyan görüntü, gazın etkisi ile saçları savrulmuş genç kızın görüntüsüdür.
Sosyal medya üzerinden yayılan haberler üzerine 100 binler taksime yürüyüşe geçiyor.

Soru 1 : Bir çadırda toplanmış 10-15 gence gazlı toplu saldır emrini kim verdi? Bir hafta on gün içinde geziye 100 binlerce insan akı etti.Bu yöneliş mevcut yönetime “itiraz”dı. Bu bir ayaklanma değildi. Sadece  bir “itiraz” dı. İstanbul istihbaratı bunu başbakan RTE’a nasıl iletiyordu. Sayın RTE devamlı ortamı geriyordu. Bu gerilim sürecinde İstanbul valisi Hüseyin Avni Mutlu devamlı sevimli twit’ler atıyordu.
Başbakanlığa vekalet eden Bülent Arınç Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Taksim dayanışması ile olumlu ilişkiler geliştiriyordu. Yurt dışında bulunan sayın RTE ise hangi istihbarat üzerine konuşuyorsa zehir zemberek demeçler veriyordu.

Soru 2 : FETÖ’cü yöneticiler bu kadar sakin davranırken, başbakan RTE niçin köpürüyordu. Sayın GüL’e Sayın başbakan vekili Arınç’a giden istihbarat ile Sayın başbakan RTE giden istihbaratlar aynı mı, farklımı?
Sayın başbakan RTE Türkiye’ye döndü öfkesi hiç dinmeden Dolmabahçe camii’nde rakı içildi konusu gündeme geldi. Camii’nin imamı, yemin billah ediyordu içki içilmediğine dair.

Soru 3 : Böyle bir istihbarat başbakana kimler tarafından verildi. Sonra 6 saat Gayrettepe’de sorguya çekilen imam yukarıda Allah var  ben içki içildiğini görmedim dedi. Sayın RTE devamlı geziyle yattı geziyle kalktı.Gezi olayları başlayalı 10-12 gün geçmişti gezide ” itiraz” hareketin de bulunan gruplar bir akşam Makine Mühendisleri odası salonunda toplandı. Eylemi tartıştı. Taksim meydanını trafiğe açma, barikatları kaldırma, çöpleri temizleyip, belediyenin çöp arabasına doldurma kararı aldı. Ne olduysa polis o gece panzerleriyle, gazlarıyla geziye saldırdı. Karaköy’den, Kadıköy’den, Beşiktaş’tan, Mecidiyeköy’den geziye destek için 100 binler yürüyüşe geçti.

Soru 4 : Bu taksim meydanını boşaltma kararından polisin haberi yokmuydu?. Yoksa vardıda kitleleri galeyana getirmek için özellikle mi bu orantısız güç gösterisi yapıldı. Bu emri kimler verdi. Birileri direniş bitsin istemiyordu mu? İstanbul Emniyet müdürü Hüseyin Çapkın basında ‘SEVİMLİ’   tavırlarla boy gösterirken vur emrimi verdi? Tam bu günlerde Başörtülü bir kadına Kabataş’ta çocuğu ile giderken başları bandanalı,belden üstü çıplak  60-70 kişi saldırdı  haberi başbakan RTE’nin dilinde idi.

Bahçelievler belediye başkanının gelini olduğu söylenen bu hanıma yapılan neydi. Bir kendini bilmezin tavrımıydı, yoksa böyle bir kitlesel bir saldırı varmıydı. Bu münferit olay başbakana abartılarak niçin verildi. Suçlular ortaya çıkarılmadan niçin böyle bir haber servis edildi..
Geriye sardığımız filmi izlerken AKP hükümeti ve Avrupa arasındaki ilişkiler ne duruma geldi. Avrupa’da izolasyon böyle başladı. RTE yalnızlaştırıldı. FETÖ’cü operasyon gezi üzerinden Türkiye’ye büyük bir oyun oynadı. Maalesef iktidar bunun  ayırtına varamadı. Özellikle sayın RTE gezi olaylarını bir ayaklanma olarak ele alırken bu olayların yönlendiriliş biçimini hiç düşünmedi. Gezi AKP iktidarına karşı bir ayaklanmamı idi. Belki bunu ayaklanmaya taşımak isteyen grup ve grupcuklar olabilir ama genelinde bu bir ayaklanama değildi.

      Hayatlarına, yaşam tarzlarına müdahele edildiğini düşünen, endişe eden insanların bir “İTİRAZ” hareketiydi. Son derece farklı anlayışlara  toleranslıydı. Bu nedenle Antikapitalist Müslüman hareketinin çadırı çevresinde onları incitecek hiçbir hareket yapılmıyordu namaz kılanların kıblesinin önünden geçilmiyordu. Sessizlik sağlanıyordu. . Ötekileştirilen bütün unsurlar bir dayanışma içinde birbirlerinin çadırlarına gidip geliyor,birbirlerine  ikramlar yapıyordu.

     Türkiye’nin  her yerinde yapılan geziyle dayanışma içindeki yerlerde ve İstanbul’da birçok insan öldü. Bu şiddeti kullanan İllerin Emniyet müdürleri ve şiddeti kullanan polisler tekrar araştırılsın. Ayaklanmanın tohumları atılmak istendi. Daha doğrusu ”İTİRAZ” ayaklanmaya evritilmek istendi. Bunu isteyenler iki şeyi başardı.

1.       Türkiye’yi dünyadan izole ettiler. Müttefiklerinden kopardılar. Sayın RTE’nin uluslar arası etkisini izole ettiler.

2.       İktidarla seküler yaşam yanlısı insanlar Liberaller arasındaki makası açtılar. Bu iki sonuç son darbeyi 17-25 aralıkta vurulmak üzere hazırlandı. 17-25 aralıkta artık sayın RTE’nin bu bir darbedir lafını içerde ve dışarıda dinleyecek kimsenin kalmadığı dönemdir. 15 Temmuz darbe hareketini bile dışarıya anlatmakta zorlanılan bu sürecin başlangıcı gezidir ve gezi’yi iktidar halen doğru dürüst bir şekilde yorumlayamamaktır.

Filmi başa sarıp birçok kez izlesek iyi olur.

 

Kurban Bayramınızı kutlarım.