“Başbakan RTE’nin talimatları ile Milli Eğitim Bakanlığının bürokratlarının bilgisi dışında, dışarıda bir tarikat (daha sonra FETÖ’cüler olduğu anlaşılan) mensuplarının hazırlayarak TBMM’ye teklif edilen, halk arasında 4+4+4 olarak bilinen yeni eğitim öğretim yasası ve bu yasaya dayanan eğitim öğretim programına (müfredata) göre, 5. Sınıfa (Orta Okula) başlayan 9 yaşındaki bir öğrencinin
- 2 saat zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi,
- 2 saat anlamını bilmeden Kuran’ı Kerim Ezberleme ,
- 2 saat Hz. Muhammed’in Hayatı,
- 2 saat Temel Din Bilgisi ve
- 4 saati zorunlu 6 saat Arapça dersi olacak. Toplam 14 saat DİN EĞİTİMİ
ile eğitilecek.
Orta okulların çoğunluğu İmam Hatip Orta Okuluna çevrildi. Orta okulları, aynı düşünce ile oluşturulan (tamamı İmam Hatip) Liseler izliyor. Eğitimin esası ezbere dayalı din oldu.” tespitinde bulunmuş idim.
Söylediğim gibi önce ilk okul, ardından orta okul ve liselerde yoğun bir şekilde din eğitimi verilmekte epey mesafe alındı.
Aradan geçen 4 yıllık süreden sonra şimdi de sıra ülkemizin en başarılı, liselerine geldi. “Proje Okulları” başlığı altında en başarılı okulların bu başarıyı sağlayan, o okulda 8 yıldır öğretmenlik yapan başarılı öğretmen kadrolarının dağıtılmasına geldi. Bütün liselerde başarılı olacak öğretmen kadrosu yetiştirmek yerine başarılı öğretmenleri dağıtarak başarısızlıkta eşitlik sağlayacaklar. Bundan sonraki adım her halde eğitimimizi Medrese düzeyine çekmek olacak.
Kaldı ki, bu imam hatip okullarında Din Kültürü ve Ahlak bilgisi okutulmuyor. Üniversite seviyesine kadar din dersi adı altında öğretilen Sünni Mezhebi’dir.
Bilindiği gibi peygamberimizin sağlığında mezhep ayırımı yoktu. Bu mezhepler halifeler döneminde, iktidar kavgası ile oluştu. O gün, bu gündür savaş halindeler.
Batı’da Müslümanlara karşı savaşan, Haçlı Seferleri yapan Hıristiyanların savaşları dinler arası savaşken bu gün İslam âleminde yaşadığımız savaşlar mezhep savaşlarıdır. Bütün mezheplere mensup savaşçılar bu uğurda ölerek cennete gitmek isteyecek şekilde dini eğitimle yetiştiriliyorlar.
Güneyimizdeki IŞİD (Irak Şam İslam Devleti) ile Sünni Müslüman Suriyeli, ve Iraklıların savaşı bu iki mezhebin iktidar savaşından başka bir şey değildir.
IŞİD’liler de, karşılarındaki Sünniler de Allah-Allah diye bağırarak birbirlerini öldürüyorlar.
Biz bu savaşın neresindeyiz? diye soruyorsanız. Dışında olmamız gereken bu savaşta, yanlış dış politikalarla göbeğindeyiz.
Irak ve Suriye devlet yöneticileri “siz karışmayın “ deseler de bizim devlet yöneticilerimiz “sahada da masada da biz olacağız” diyerek Türkiye’yi savaşa soktular. Kendisine İslam Devleti ismi veren Şii terör örgütü IŞİD’e karşı cephede savaş halindeyiz. IŞİD’liler Sünnileri din için öldürerek cennete gitmeye hak kazanacaklar, Sünni Müslümanlar IŞİD lileri öldürerek cennete gidecekler.
Bu yolda ölenler hepsi cennetlik (!).
Cephede ölenlerin ya da kendisini canlı bomba olarak kullandıranların buluştuğu yer de cennet…
****
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri ile eğitim ve öğretime evet.
Bir kişinin Emîr – ül – mü’minin ve Emîr-ül-müslimin- müslümanların emîri- olmak hırsı ile ülke içinde siyasi partiler arasındaki iktidar savaşını kazanmak ve mezhepler arası kanlı iktidar savaşlarına sebep olacak din eğitimine hayır.
******
(Emir – ül – mü’minin : İlk defa Hz. Ömer’e verilmiş bu unvan (Müminlerin emîri, müminlere emir veren ve bu Emire karşı gelinemeyen , Hz. Muhammed’in halîfesi, Padişah anlamına gelir.
Emîr-ül-müslimin- müslümanların emîridir.
Fetullah Gülen ile olan çatışmanın altında yatan da bu Emîr olma hırsıdır.)
Türk Milletinin en büyük bayramı olan CUMHURİYET BAYRAMI kutlu olsun.