ÜLKEMİZİN VE MİLLETİMİZİN GELECEĞİ
Metin Bostancıoğlu

ÜLKEMİZİN VE MİLLETİMİZİN GELECEĞİ

Ülkemizin ve milletimizin geleceğini şekillendiren yeni bir döneme giriyoruz.

            Anayasanın 7.maddesindeki “ Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir.  Bu yetki devredilemez.” hükmüne rağmen 16 Nisan 2017 günü halkoyuna sunulan ve kabul edilip edilmediği tartışmalı Anayasa değişikliği Halk Oylaması ile bu yetkinin önemli bir kısmı olan “yürütme yetkisine ilişkin konularda”  kanun yapma yetkisi Cumhurbaşkanına devredilmiştir.

            Halkı kandırmak için ne derlerse desinler getirilen sistem Çarpıtılmış Başkanlık sistemidir. Bu sistemde Başbakanlık yoktur, Bakanlar kurulu yoktur.  Yargı tarafsız ve bağımsız değildir. Demokrasiden söz edilecekse, Başkanlık veya Yarı Başkanlık sistemlerinde güçlü bir denetim olması gerekir. Bu nedenle bizde getirilmek istenen ne başkanlık, ne yarı başkanlıktır. Cumhurbaşkanlığı Sistemi sözcüğü ise Çarpıtılmış Başkanlıktır.

            Adı bakan diye anılsa da Cumhurbaşkanının atadığı kişiler birer sekreter, birer şube müdürüdür. Türk Milletini temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı hesap verme sorumluluğu yoktur, bu bakan denilecek sekreter/ Şube Müdürlerinin. Yeni sistemde Bakanlar Kurulu olmayacağından, birlikte görüşülüp, müzakere edilecek ve kabul edilecek bir düzenlemesinden de söz edilemeyecektir bundan böyle.  Cumhurbaşkanı ne derse o olacaktır.  Cumhurbaşkanın buyrukları/emirleri birer Cumhurbaşkanlığı Kararnamesidir yani kanundur.

            Cumhurbaşkanı “ Kanunları tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderme” yetkisine sahip iken , Cumhurbaşkanının Kararnameleri üzerinde yeniden düşünülsün, bir kere daha etraflıca değerlendirme yapılsın  diyebilecek bir merci yoktur. Niye yoktur? Yoktur, çünkü her şeyin en doğrusunu o bilir (!).

            Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin sadece Anayasaya aykırılığı ileri sürülebilir.  Anayasaya aykırılılık iddiası Ana Muhalefet Partisi Meclis Grubu veya milletvekili sayısının 5’te biri (120) imzası ile ileri sürülebilecek.

             Tamamını doğrudan veya dolaylı yolla kendisinin seçtiği Anayasa Mahkemesi üyeleri hakimle, efendilerinin buyruğuna/kararnamesine  karşı oy mu kullanabilecekler zannediyorsunuz?

             Sıkı ise Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanlığı kararnamesini iptal etsin.

             1989 yılında yerel seçimlerde Beyoğlu Belediye Başkanı adayı iken seçimi kaybettiğinde ilçe seçim kuruluna itiraz eden ve itirazı reddedilince İlçe seçim kurulu başkanına  “Şu haline bak sarhoş adam. Adalete bak, kimlere kalmış. Seni yakacağım , sürdüreceğim.”  diyerek hakaret ve tehdit eden ve bu nedenle altı ay hapis (sonradan paraya çevrilmiştir) ve 20 bin lira para cezasına çarptırılan sabıkalı ,  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugünkü yetkilerle Cumhurbaşkanlığı kararnamesini iptal yönünde oy kullanacak Anayasa Mahkemesi üyelerine neler yapmaz ? (Bu bilgi  Av. Turgut Kazan ve Gazeteci Saygı Öztürk’ün verdiği bilgilerden naklen)

              Tanrı milletimizi ve devletimizi korusun. 

              23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun.

 

DİĞER YAZILAR