Yerel ve genel seçimlere bir buçuk yıldan daha fazla zaman varken, siyasi partilerimizde her zamankinden daha fazla faaliyetler görülüyor.
Son olarak EVET – HAYIR halk oylamasından sonra yeniden kaosa girmemek için yurdun her köşesinde çalışmalar yapılıyor. Toplantılar, konferanslar, toplu açılışlar hep önümüzdeki seçimlere yatırım olarak görülüyor. Zira, EVET - HAYIR halk oylamasında Başkent Ankara’nın düşmesi, peşinden on beş milyonluk İstanbul’u kaybetmesi, İzmir ve büyük şehirler de hayır’ların kazanması iktidarı derinden sarsmıştır.
Karadeniz seçmeni ile Devlet Bahçeli’nin desteği kıl payı da olsa Ak Parti’yi birinci parti haline getirmiştir. Bir oy fazla da olsa, "Atı alan Üsküdar’ı geçer" demişlerdi. Biz de diyoruz ki! Üsküdar’ı geçer ama topallayarak geçer. Bu oylama ile seçmenin iktidara güveninin olmadığı meydana çıkmıştır.
* * *
2019 yılının Mart ayında ilk olarak Belediye seçimleri yapılacaktır. Genelde küçük şehir ve kazalarda o yörenin sevilen, sayılan ve itimat edilen insanlara oy verme alışkanlığı vardır. Parti bağı ikinci derecede yer alır. Şimdiden tahmin yürütmek çok zordur. Yalnız Sayın ERDOĞAN’ın başkanlık yapmış insanların bir kenara çekilmesini ve yerlerine metal aşınmasına uğramamış insanların o mevkilere gelmesini istemesi parti içinde tatsızlık yaratmıştır. Her ne kadar bizden ayrılacak insanlarla beraberliğimiz devam edecektir demesi de inandırıcı bulunmamaktadır…
* * *
Başkanlık ve milletvekili seçimlerine gelince: Bugünkü görüntüye göre Sayın Tayyip ERDOĞAN’ın karşısına aynı güçte ve kuvvette bir aday çıkabileceğine ihtimal vermiyoruz. Kendisi parti içinde ve seçmen üzerinde çok büyük etki yapmış bir insandır. Yani seçmen göbekten Tayyip ERDOĞAN’a bağlıdır. Eğer seçimlere kadar Sayın ERDOĞAN ülkeyi sıkıntıya sokacak bir olaya karışmazsa, işler düzenli olarak yürür. Bunun tersi olarak falsolu bir harekette de parti çatırdamaya başlar ve otorite boşluğu doğar.
Sayın Tayyip ERDOĞAN kurt bir politikacı olarak çöküntüye mahal bırakmaz. Zira, AKP onun partisidir, destekçileri de onun seçmenidir (misal olarak) Sayın Tayyip ERDOĞAN’ı alıp bir köşeye koyalım. Ak Parti en çok üç ay dayanabilir. Ondan sonra Vatan Partisi'nin saflarına katılır. Öte yandan, CHP’de böyle bir endişe yoktur. Çünkü: Cumhuriyetin ilanından bugüne kadar CHP, ATATÜRK ilke ve inkılâplarına bağlı, ülkenin kalkınmasında, gelişmesinde her dönem bağlılığını göstermiş seçmen sayısına sahiptir. Yani, şahıs partisi değildir, Milletin partisidir.
* * *
Milletvekili seçimlerinde şayet Meral AKŞENER hanım partisini tanıtmak için il il, ilçe ilçe dolaştığında düzgün lisanı, mütevazi hareketleriyle seçmenin kendisine bağlayabilirse, mutlaka %10 barajını aşacaktır. Partisinin de Meclis Genel Kurulu'nda yer alması ile muhalefet sayısı 3’e çıkacaktır. AKP’nin üçlü makasa alınması ile dikensiz gül bahçesi yaşamı sona erecektir. Bunlar birer tahmin ama olmayacak şeyler de değildir.