SENEDE BİR GÜN…
Vural Dilmaç - Damla Damla

SENEDE BİR GÜN…

Dünyanın birçok ülkesinde yeni yıl; yani “NOEL” kutlamaları birkaç gün önceden başlar. O ülkenin örf ve âdetlerine göre şehirler ışıklandırılır; değişik eğlenceler tertip edilir; vitrinler ve işyerleri süslenir; halk değişik bir atmosferde yeni yılı kutlamak için heyecanla Noel’in son dakikasını bekler. Çanlar yeni yılın ilk dakikasında çalmaya başladığında, gökyüzü havai fişekler ile aydınlanır. Meydanlarda binlerce insan, nefesleri çıktığı kadar çığlıklar atarak yeni yılı karşılamış olurlar.

* * *

         Bizde de önceki yıllarda yılbaşı günü büyük mağazalar ve işyerleri süslenirdi. Aynı gece bazı (yobaz) takımları dine aykırı olduğuna inandıkları için, vitrinleri kırdılar, camları-çerçeveleri indirdiler, o bölgede korku yarattılar. O günlerden sonra yeni yılı karşılamak için bazı işyerleri ufak tefek süslemelerle, ışıklandırmalarla yeni yıla girmeyi tercih ettiler. Diğer ülkeleri bilemeyiz ama bizim ülkemizde her yeni yıl eski yıllarda olduğu gibi yeni yeni “KAZIKLAR” ile gelir. Emlak vergisi, taşıt vergisi, akla hayale gelmeyecek yeni yeni vergiler vatandaşı canından bezdirir. Anlayacağınız iğneden ipliğe her şey zamlanır. Daha önceki yıllarda atılan kazıklara halkımız alışmıştı, şimdi yine alışacak ve halkımız cebindeki paranın önemli bir bölümünü fiyat artışlarına ayırdığı için, cebindeki kalan parayla idare etmeye çalışacak. Yıllar boyu da her yeni yılda bu konu gündeme gelecek.

* * *

         Hep birlikte karşıladığımız 2018 yılı daha değişik karaktere ve yapıya sahip görünüyor. Çünkü yerel ve genel seçimlerin yaklaşmasıyla yurdumuzun havası çok gerilecektir. İktidar ile muhalefet ağız dalaşına girecek, oy kazanabilmek için birbirlerini yıpratmaya çalışacaklardır. Bu ortamda iç piyasa, ticaret allak bullak olacak, vatandaş cebindeki parayı muhafaza etmek için bir hayli fedakârlık yapacaktır.

* * *

         2018 yılının panoraması aşağı yukarı böyle… Bir de dış güçler sorunu var. Rusya Federasyonu “KAZASKA” oyununa devam ediyor. Suriye’de bu oyun kendini gösteriyor. ABD ise silah yardımında bulunduğu teröristlere “Ben verdim aldılar, şimdi geri verecekler.” diyor. Belki verirler. İki dev ülkenin Suriye’yi paylaşma senaryosu, bu iyi niyetli açıklamalar hiç samimi bulunmuyor, yutturmaca olmaktan da ileri gidemiyor. ABD yumuşak karnı olan ülkelerin peşini bırakmıyor, yalnız korktuğu ve çekindiği “KUZEY KORE” nin çılgın başkanının ABD’nin başına bela olmasından korkuyor. Birçok ülkenin iç işlerine karışan ve sıkıntı yaratan koca Amerika’yı bir KUZEY KORE Başkanı titretiyor.  Demek ki bir çılgından daha çılgın lider çıkarsa Amerika’nın uykusunu kaçırır, biraz da alay konusu olur. Önceden yazdığımız gibi, 2018 diğer yıllara nazaran daha hareketli ve heyecanlı geçecektir. Arzumuz teselli de olsa; huzurlu, mutlu yeni bir yıl diliyor, sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz. 

DİĞER YAZILAR