Kazakistan Cumhuriyeti Şimkent İli ve Türkistan Vilayetinde 20-26 Ekim 2018 tarihleri arasında düzenlenen ‘’Türk Dünyasının Manevi Birliği’’konulu Medya forumuna katılmıştım. Gitmeden bir süre önce 7-8 dakikalık bir konuşma hazırlamamı bildirmişlerdi.
‘’Bugünlerde KAZAKİSTAN’a gidebiliyorsak bunuBÜYÜK ATATÜRK ‘e borçluyuz’’ diye düşündüm..
Türkiyat Enstitüsünün Kuruluşu aklıma geldi. 1924 yılı başlarında Büyük ATATÜRK Türkiyat Enstitüsü’nü Prof.Köprülü’ye kurdurmuştu.
Kitaplarımın arasında İ smet Bozdağ’ın ’’ATATÜRK’ünAVRASYA DEVLETLERİ’’ adlı
Eserinin 75-79 sayfaları arasında bu konuda yeterli bilgileri buldum..Yine, Turan BOZKURT’un ‘’Türkistan Piri AHMET YESEVİ’’ adlı kitabın dan da faydalanarak konuşmamı hazırladım. Bir de baktım ki yazımı okumam 15 dakika sürüyor..Bir kısmını çıkarmayı fırsat bulursam konuşma arasında açıklamalar yapmaya karar verdim.
Ama nasıl çıkarabilirdim! ATATÜRK’ün 4 aylık cumhuriyetin bütçesinden TÜRKİYAT ENSTİTÜSÜ için 200 binliraayırdığını . Fakat çıkarmak zorundaydım. Ancak 25 Ekim de konuşmamı yaparken bunları açıklama fırsatı buldum ve mutlu oldum.
ATAMIZA ÇOK BORÇLUYUZ ÇOK.
Cumhuriyetimizi,Hürriyetimizi,Milli Birlik ve Beraberliğimiziİ,Ulus Olma Şuurumuzu,Milli Sınırlarımızın Korunmasını ,Komşu Devletlerle veTürk Devletleriyle dostluğumuzu ,Ve Yavru Vatan Kıbrıs’ı ve Kahraman Kıbrıslıların varlığını hep sana borçluyuz ATAM ..Diye düşünerek Forumun son günü son gittiğimiz üniversitede Sn. Rektör ve Öğretim görevlileriyle yapılan toplantıda Rektörden sonra yaptığım konuşmamı aynen sunuyorum:
(Hazırladığım yazımı okumaya başladım)
Sözlerime , Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nursultan NAZARBAYAV'E Saygılarımı sunarak başlıyorum.
Şair - Yazar Kural KÖMEK'E doğumunun 60.yılı "Kutlu Olsun" diyorum.
Türk Dünyası'nın Manevi Birliği " konulu bu forumu düzenleyen Şair - Yazar Kural KÖMEK'E ve bu forumu destekleyen Kurum Ve Kuruluşlara Teşekkür Ediyorum.
Bu Foruma katılan ülkelerin temsilcileriyle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Çünkü ; Türkiye - Kazakistan KARDEŞTİR. Kazakistan'da kendimi vatanımda hissediyorum.Türk Dünyası'nın Manevi Birliği'nin temeli Türkistan'da ( KAZAKİSTAN ) atılmıştır.
1093-1166 yıllarında yaşayan Mutasavvıf ve Şair Hoca Ahmet YESEVİ 73 yıllık yaşamında eserlerini Türkçe yazmıştır. Farsça Ve Arapçayı çok iyi bildiği halde eserleri Türkçe'dir. Böylece Türkçe'nin korunmasında önemli rol oynamıştır.
Türk Şairi Yahya Kemal'de ; " Ahmet YESEVİ'yi araştırın , göreceksiniz. Bizim milliyetimizi asıl onda bulacaksınız " der.
Ahmet YESEVİ Anadolu'ya hiç gelmediği halde Anadolu'da çok sevilir , sayılır ve Anadolu'nun manevi mimarları arasında kabul edilir. Anadolu'da ve bütün Türk boylarında büyük manevi nüfuza sahiptir.
Biz Türk Kardeşlerinizin 1000 yıldır Anadolu'da yaşayabilmemizin sırrı ; Türk Dünyası'nın manevi temellerini atan Ahmet YESEVİ'nin Fikirlerinde ve Şiirlerindedir.
Ahmet YESEVİ'NİN ve haleflerinin yetiştirdiği öğrencileri Anadolu halklarının önce gönüllerini fethetmişti.
Ahmet YESEVİ hamuruyla yoğrulmuş , aynı kaynaktan su içmiş Hacı Bektaşi VELİ ,Yunus EMRE ve Mevlana gibi şahsiyetler medeniyetimizin baş mimarlarındandır.
Türkiye Türklerinin Türk Dünyası ile özellikle Orta Asya Türkleriyle ilişkilerinin gelişmesinde Türk Ocaklarını da hatırlatmak isterim.
1912'de İstanbul'da kurulan Türk Ocakları Türkleri aydınlatmak , her alanda geliştirmek amacıyla çalışmalar yapmıştır. İşte Türkiye Halkı ve Gençliği her zaman ve her alanda Türk Devletleri'nin yanında olmuş ve olacaktır.
Büyük ATATÜRK Türkiye'yi düşmanlardan temizledikten sonra daha Cumhuriyetin ilk yılı dolmadan 1924'de " Türkiyat Enstitüsü'nü" kurdurmuştur. Manevi dostluğa çok büyük önemvermiştir.
(burada sözlü olarak şu açıklamayı yaptım):
‘’Bana bu görev verildiği zaman,duyduklarıma inanamadım’’ diyor,Prof.Fuat Köprülü.İnanmak zor gerçekten..On yıllık savaştan yeni çıkmış biirmllet,yanmış yıkılmış bir ülke,açıkveren bir bütçe var.Atatürk’ün Türkiyat Enstitüsünün kurulması için 200 bin lira ( altın) ayırmasını eleştirenler ,mırıldananlar hatta yüksek sesle ülkede toplu iğne bile yok,bu savurganlık da ne? diye konuşan ve yazanlar da olur..Atatürk onların da haklı olduklarını söyleyerek hedefine doğru yürümeyi sürdürür.Türkistan ve çevresindeki Türk toplumlarını izler.Türkiye ile bu toplumlar arasında sıcak ilişkiler kurmak ve geliştirmek hem barışta hem de savaşta yardımlaşmayı,dayanışmayı sağlayacaktır.
Peki ATATÜRK bu görevi Prf. Fuat Köprülü’ye verirken neler söyler..? Ne ister? Amacına ulaşabildi mi? İşte bu soruların cevaplarını Fuat Köprülü şöyle açıklıyor:
‘’Beni görevlendirirken,heyacanlıydı, diyebilirim;çocuğunu okula emanet eden sevecen bir babaya benziyordu!
Size, önem verdiğim bir görevi veriyorum.Bilgili ve özellikle zeki arkadaşlarınızı yoplayın! Onlara görev verin: oralara gitsinler,oradaki insanlarla dostluk kursunlar ve toplumlar arsındaki benzerlikleri,kültür ve tarih benzerliğimizi hatırlatarak canlandırsınlar! Siz onları memleketimize davet edin, Cumhuriyetimizi yakından görüp tanısınlar.Oralarda gereken araştırmaları yapın, bilime hizmet edin! Ortak bir tarihten geliyoruz,birbirimizi tanımakta yarar var!Hadi göreyim sizi!..
Şevkle çalışmaya başladık.Bir süre sonra Atatürk’ü kaybedince, bu çalışmalar itibarını kaybetti:hatta engellendi diyebilirim’’.(*)
Ben sayınPrf. Fuat Köprülü gibi düşünmüyorum!…İşte bugün burada toplanabildiysek bunu BÜYÜK ATATÜRK’ e borçluyuz..Atatürk’ün başlattığı çalışmalar engellenmiş görülse bile engellenememiştir.ATATÜRK ‘ün ektiği tohumlar yeşermişki işte burada birlikteyiz.Atatürk’ün yolundan giderek onun özlediği birliği yani Türk Dünyası Manevi Birliği’ni gerçekleştirmek boynumuzun borcudur..)
(Ve yazımı okumaya devam ettim.):
Büyük ATATÜRK'ÜN Cumhuriyet'in ilanından sonra gerçekleştirdiği devrimlerde Ahmet YESEVİ'den etkilendiği görülür.
Kazakistan Cumhurbaşkanı Saygıdeğer Nursultan NAZARBAYAV' DE Türklüğe , Türkçeye büyük önem vermiş , Kazakistan'a Uluslararası Türk Akademisini kazandırmıştır.
İşte bundan sonrası , "Türk Dünyası Manevi Birliği'nin yücelmesi görevi ve sorumluluğu , ÜlkelerimizinSanatkarları'na yazarlarına, şairlerine ve Akademisyenlerine düşüyor.
Ülkelerimiz arasında var olan güçlü bağı devam ettirmek umuduyla , tekrar görüşmek dileğiyle hepinize saygılar sunarım.
TEŞEKKÜRLER...
Emekli Öğretmen ALİ AK
Kolay Mahallesi / BAFRA / SAMSUN
Kaynaklar :
1-İsmet BOZDAĞ,ATATÜRK’ün AVRASYA DEVLETİ ,TRUVA YAYINLARI 2013,İSTANBUL.(*) İsmet BOZDAĞ bu bilgiler için s. 79 da ‘’İstanbul Milletvekili ve ProfösörTürkgeldi’nin Türk Ocağı’ında verdiği konferanstan(18.04.1952), Ankara’’, notunu veriyor.
2-Turan BOZKURT, Türkistan Piri Hoca AHMET YESEVİ, Yılmaz Basım Yayın ve DağıtımTicaret LTD.ŞTİ ,2012,İstanbul.