KIRK YILDIR SAKLANAN BELGE-RESİM
Ali Ak

KIRK YILDIR SAKLANAN BELGE-RESİM

Sevgili okuyucular,
'' KURTULUŞ SAVAŞI YILLARINDA BAFRA'' adıyla 1983 'de yayınladığım kitabımda o günün şartları içinde yayınlayamadığım bir resmi bu yazımda paylaşıyorum.Kitap çalışmaları içinde 1980 -1981 yıllarında PONTUS ÇETELERİYLE İLGİLİ aşağıdaki resim elime geçmişti.
1983 'de kitabın basım aşamasında 30 lu sayfaların içinde bulunduğu formada resmin yeri dahi ayrılmış forma basılmıştı..Fakat Ankara'ya gönderilen resim gelmiyordu.(resim bir kalıp baskı olarak gelecekti). çareyi formayı yeniden resim yeri geçilerek basmakta bulmuştuk. Çok üzülmüştüm ..Yeni Çalışmalarımda yayınlarım derken 39 yıl geçti.yeni çalışmalarımı da yayınlayamadım. VE RESİM YERİ AYRILMIŞ SAYFALARDAN HALA SAKLIYORUM..(Aşağıdaki resmi Merhum Avukat , Sayın Okan ÇAKMAKLI'YA göstermiş danışmıştım. ''Bu Talip ÇAVUŞ, BİZİM HABİL DEMİRCAN'IN BABASI DEMİŞTİ''Her ikisine de Allahtan Rahmet diliyorum.IŞIKLAR İÇİNDE UYUSUNLAR.
işte ancak nasip oldu.Yeni çalışmalarımı yayınlamadan önce bazı bilgi ve belgeleri okuyucularımla paylaşmak istiyorum.
Bana bu fırsatı veren Sayın Hasan DAVRAN'A ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM.
SAYGILARIMLA..
ALİ AK


RUM PONTUSCU ÇETELERİN BAFRA ÇEVRESİNDE Kİ ŞEKAVET HADİSELERİNDEN BİR KAÇI (1)


1- 6 Mart 331 (1915) Senesi Pazartesi günü saat 12’de yün dağı mevkiinde Sarpun köyünden Danacı Mehmet oğlu Hüseyin 2 arkadaşı ile soyguna uğramış bunların takibine merkezden süvari neferi Ali oğlu Mehmet kumandasında 8 kişilik bir kuvvet gönderilmiş failleri henüz anlaşılamamıştır.


2-8 Mart 331(1915) Çarşamba günü saat 6’da birinci maddede zikredilen Mehmet müfrezesi tarafından berayi vazife ile Bafra’ya gönderilen Jandarma Eri Kapusuz oğlu Kurtça ile Bodur oğlu Ahmet’in avdet etmedikleri Merkezde ise avdetleri yoksa aranması hususundaki Ahmet’in merkeze gönderdiği teskereden anlaşılmıştır.Jandarma ve korucudan müteakip 20 kişilik bir kuvvetle Merkez karakol komutanı süvari neferi gündüz saat 8’de Kapukaya’ya gelmiş2 gün yapılan tahkikat ve araştırma neticesi Kapukaya’nın Yün Dağı ortasında geçen yol kenarına pusu kurularak Jandarmaların tutulduğu ve yine tarama neticesi pusu mahalline bir saat uzak olan Yün Dağ’ına bitişik Kuzkulat ormanında Erlerin cesetleri kısmen yanıl olarak bulunmuştur. 3 gün yapılan takibat ve tahkikat neticesi Kapıkaya, Yayla, Sıklık, Kuzalan köyleri Rum askeri firarilerinden mürettep Kavaklı oğlu Sava reisliğinde bulunan 22 kişilik bir firari mürettebi tarafından basıldığı hafiyen haber alınmış ve takip neticesi elde edilemeyecekleri anlaşılınca o cihetlerde kendisi herkesçe tanınan Talip Çavuş ve arkadaşlarından yardımcı kuvvetlerde Helim oğlu Mahmut ile tebdili kıyafet ve yanlarına Rum askeri firarilerinden sizi Jandarma yapacağım diye dört şahsı ifal ve isimlerinin de Rum ismi takıp çete gibi hareket icabında bunlara iştirak etmek suretiyle müfrezeden ayrılmış ikinci günü 13 Mart 331(1915) Pazar günü gündüz alaturka saat 7’de Kuzkulat ormanının ortasından geçen çayda kayalık ve ormanlık olan bir mevkide havanın çiseli bir zamanında ani olarak yukarıda ismi geçen katillerden 4 üne tesadüf edilerek derhal hem iki taraf mevzi tutup müsademeye başlamış şakilerin etrafı ormandan istifade edilerek mehma imkân çevrilmiş 4 saat müsademe devam etmiş ise de akşamın yaklaşması istenilen imdat kuvvetlerinin yetişemeyeceğini anlayan Talip Çavuş ormanlıktan istifade ederek bizzat mevzi ve cephe değiştirmek suretiyle şakilere kendisini sezdirmeden tam karşılarına geçerek katillerden reis Kavaklı oğlu Sava, Havzalı Kocagöz Kostil, Yaylalı Dimit ormanlıktan istifade ederek firara muvaffak olmuşlardır. Bu mahalde Jandarmalara ait eşya ve tüfekleri elde
edişmiş ertesi sabah aynı meseleye methal şahıslardan 8 kadar silahsız şahıs teslim alınarak cesetlerin ikisi ile birlikte Bafra kazaya birinci kafile olarak götürmüşler bu müsademede 150 fişek sarf edilmiş ise de devlet fişeği değildir. Bu kafilenin hükümet önünde Kaymakam Zühtü Bey tarafından çektirilen fotoğrafları bulundurularak aşağıya yapıştırılmıştır.
(Talip Çavuş’un da , aşağıdaki fotoğrafta faillerin sağında olduğu ve bilahare Samsun’dan gelen Teğmen Reşit ile Talip Çavuşun tekrar faaliyete geçerek suçluların 22 gün yapılan takip ve tazyik neticesinde yakalandıkları belirtilir.)

3- 332 Senesi(1916) 17 Eylül Salı günü alaturka saat altı raddelerinde Belalan civarında kara makmara mevkiinde Bafra’ya gelen ve Havza yolcularının soyulduğu ve Boyalı köyünden boz armut mevkiinde aynı günde Osman isminde bir şahsın elinden at hayvanı alınmış ve kendisi de çeteler tarafından öldürüldüğü fakat çetelerin hüvüyetleri tespit edilememiş ise de karakolda mevcut 10 kişi ayrıca ÇelikalanBelalan köylerinden de 20 kadar silahlı şahıs alınarak peşlerine hareket edildiği ve merkezden yeteri kadar kuvvet gönderilmesi Karakol Komutanı Bekir’in raporu ile bildirilmesi üzerine Merkez Karakol Komutanı Süvari Çavuşu Talip 20 Jandarma Piyade Eri de 20 de Milis Erlerinden alarak merkezden hareket ederek 19 Eylül Perşembe günü akşamı Mahali vakaya vasıl olarak şakilerin takip ve tespitleri neticesi mukaddema Merkez Jandarması olup 9 mavzer tüfeği çeteye iltihak eden yerden Üç Pınarlı Vasil , AsmaçamlıSavayuvani , Havza’nın Porsukalan köyünden Anastas ve Yorgi,Ofran köyünden istilkavakcı, Yurdu köyünden Sarı Efrem ve Bafra’nın Yeraltı köyünden çete reisi Kali Kumandasında ve daha isimleri tespit edilemeyen 40 kişilik bir grup olduğu Belalan ve Bozarmut sıklık ormanlarında teassüm ettikleri anlaşılmakla tatbikata önem verilerek 30 Eylül Salı günü alaturka saat 6 da havanın sisli bir gününde Meleğen mevkii ormanlarında Küçük Dere denilen mahalde olduğu anlaşılan çete kafilesi çevrilerek kaçmaları muhtemel olan
taraflara da pusu kurularak ve diğer taraftan da taarruza başlanılarak kaçmak suretiyle pusuya düşen çetelerden 7 müsellah öldürülmüş diğerleri orman ve havanın sisli olmasından istifade ederek sıvışmaya muvaffak olmuşlardır. Şakilerden 3 adet Osmanlı Mavzertüfeği ile 28 dolu fişek, 8 tabanca 3 kama mesruk eşyalardan 2 atla birçok heybe istirdat müfrezeden maktul, meçruh yoktur. Bu müsademede 800 fişek sarf edilmiştir.


4- Hadise hakkında merkeze malumat verilmekle bakiyesinin takiplerine devam edilmiş 21 eylül 332(1916) Salı günü sabahı Üç Pınar ormanlarında bulundukları haber alınarak mezkur ormanda Çağşur köyünden alınan yardımla icabeden geçit mahallerine bekçiler bırakılarak tarama harekatı yapılmış, 8 silahlı çete öldürülmüş mütebakisi mevkiin ormanlık ve kayalık havanında sis ve yağmurlu oluşundan istifade eden şakiler sıvışmaya muvaffak olmuşlardır. Bu yakalanan maktüllerden üçünün silahları alınmış beşi ise savuşan arkadaşları tarafından aşırılmıştır. Kalan çetelerin peşleri 3. Birinci teşrine kadar takip edilmiş ise de Vezirköprü’nün Tavşandağı cihetlerinde Kıbacık Sava çetesine iltihak ettikleri ve derdestleri imkânsız görülmekle Vezirköprü Jandarma Komutanlığına hadise bildirilerek merkeze avdet etmişlerdir. Bu müsademede Jandarma tarafından 470 fişek sarf edilmiş müfrezeden ölü ve yaralı yoktur.


5- 333(1917) Senesi Bafra’nın Kabalı köyünde vuku bulan cürümümeşrutdan keşif ve tahkiki için Müddei Umumi İhsanla Merkez Karakol Komutanı Talip Çavuş, Üç Süvari Eri olduğu halde 28 Mayıs 333(1917) tarihinde Kovanlık köyü civarında Kızılırmak kenarında Kısıkkaya namı mevkiinde ve o sıra Vezirköprü kazasına zahire almak üzere yolculukla yanlarında bulunan Peskeller köyü ahalisinden kadın erkek 12 kişi yola devam etmekte iken yukarıda ismi geçen mevkii de yolcu zannı ile soymak kastiyle 20 kadar oldukları tahmin edilen Rum çetesi tarafından çevrildiklerini anlayan Jandarmalar derhal siper alarak ateşe devam etmişlerse de bu sarığdan çıkamayacağını anlayan Talip Çavuş kayalık ve pırnaklardan istifade ederek sarığdan çıkıp şakilere arkadan ateşe tutarak dağıtmış 4 ü öldürülerek birinin üzerinden zuhur eden vesikada ölenin çete reisi Papaz oğlu Anastas olduğu anlaşılmış üzerinde bulunan bir Rus tüfeği iki arma fişeği, bir kama, bir tabancası müsadere edilmiş diğer ölülerin silahları çeteler tarafından alınarak götürülmüş yol değiştirmek süratiyle yola hareket ve hadise o civarda bulunan Yzb. Şevket’e rapor gönderilerek malumat verilmiş soygundan zarar gören olmamış bu müsademede 80 fişek sarf edilmiş müfrezeden ölü ve yaralı yoktur.


AÇIKLAMA


(1) Bu bölüm; 1983’de yayınladığım “Kurtuluş Savaşı yıllarında Bafra’nın 11,12,13 ve 14. Sayfalarından alınmıştır. Ancak Resim ve Resimle ilgili açıklamalar ilk defa bu çalışmada yayınlanmıştır.


‘’ Pontuscu Rum çetelerinin Bafra ve Çevresinde yaptığı şekavet Hadiseleri için; Pontus Meselesi adıyla yayınlanan , Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti Matbuat Müdüriyeti Umumisi tarafından belgelere dayanılarak hazırlanan ve Matbuat ve İstihbarat matbaası tarafından 1922’de Ankara’da basılan kitapta çok geniş bilgiler vardır.


Aynı kitap 1987 yılında Dç.Dr. Hasan CİCİOĞLU tarafından yeni harflere çevrilir. O Yıllarda Sn.Hasan CİCİOĞLU Karadeniz Bölgesinde araştırmalar yaptığı günlerde BAFRA’ ya da geldiğini araştırmalar yaptığını ve beni(ALİ AK) de aradığını duymuştum.Bir veya iki gün sonra karşılaştığımızda elinde ‘’1983’’ de yazdığım


‘’KURTULUŞ SAVAŞI YILLARINDA BAFRA’’kitabım vardı..

Kendisiyle birgün boyunca KOLAY,ASAR KÖYÜ VE KALESİ,KAPIKAYA .çevresini gezmiştim.Kolay da doğmuş ilkokulu Kolay’da okumuş ve ogünlerde Kolay’da Merkez İlkokulu ‘nda 19. Yılını çalışan bir öğretmen olarak, bu konudaki birikimlerimi anlatmış paylaşmıştım..


Ancak Sn.HasanCİCİOĞLU’nun basıma hazırladığı bu kitabın basılmadığını öğrendim..Bu çalışmam sırasında kendisiyle mesajlaştığımda ‘’Türk Tarih Kurumuna’’a 1987 ‘de belgeli olmak olmak üzere teslim ettiğini belirtiler.Ve bana Bafra ile ilgili bölümün daktilo ile yazılmış nüshalarının fotokopilerini gönderdiler..Kendilerine teşekkür ederim.


Aynı kitap 1995 yılında Yılmaz Kurt tarafından basıma hazırlanmış TBMM Kültür Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları No: 68 olarak yayınlamıştır.


Yine aynı kitap , Yine Pontus Meselesi adıyla Yusuf GEDİKLİ tarafından 1999’da yayına hazırlanmış olup İz Yayıncılık tarafından yayınlanmıştır.


Sayın Hadiye YILMAZ ise Pontus Macerası adıyla yayınladığı kitabı Tarihçi Kitabevinde 2011’de basılmıştır.Hadiye Yılmaz, Pontus Macerası adlı eserinin Pontus Macerası bölümünde Sayfa -75 -140 dan Yılmaz KURT ve Sn. Yusuf GEDİKLİ’nin çalışmalarını karşılaştırarak eksiklerini ve fazlalıklarını da belirterek sunmuştur.


Bu konuda çok sayıda eserler yazılmış olup, 19 MAYIS ÜNİVERSİTESİ’nin yayınları da oldukça önemlidir. Bunlardan Sn. Bünyamin KOCAOĞLU ve Sn. Önder DUMAN’IN kitapları da Pontus Meselesi hakkında yeni bilgileri okuyuculara sunmaktadır.”


ALİ AK
EMEKLİ ÖĞRETMEN/ BAFRA / KOLAY