Damla Damla
Çoğunuz içinizden “altmış yaşında delikanlı mı olur” diyeceksiniz, eğer ömür boyunca inandığın, doğru bildiğin yolda yürümüşsen, çeşitli etkenlere: siyasi ve sosyal etkiler altında ezilmeden dik durabilmişsen, hep güzelin ve doğrunun ülke çıkarlarının yanında olmuşsan, değil 60 yıl, 100 yıl da delikanlı kalırsın.
İçinizden bazıları “kimmiş bu delikanlı” diye bana soracaklardır, merak etmenize gerek yok, elinizdeki Bafra Gazetesi saydığımız özelliklere sahip kalarak 10 Temmuz 2010 yılında 60 yaşına giren delikanlı bir gazetedir.
* * *
1950’li yıllarda Bafra’da öğle zamanı 1,5 saat, akşam da 18:00 – 24:00 arası elektrikler yanar, 24:00’den sonra Bafra karanlığa gömülürdü… O saatten sonra gaz lambasının titrek ışıkları altında gazete çalışmasına devam ederdik. Ablam Mübeccel DİLMAÇ, elindeki yazı ve haberleri okur, ben de önümdeki harf kasasından yazıları dikkatle kumpasa dizerdim. Bu çalışma sabah diğer çalışan arkadaşların gelmesine kadar devam ederdi.
Arada bir dizilen yazılar dökülür, yeni baştan dizmek için sıkıntılı bir uğraş verirdik. Bu sistem yıllar boyu devam etti. İşteki çabaların dışında bir de dış etkenlerle uğraşmak vardı: siyasi ve idari makamları üzerinize sıçratmadan ince bir ayarla bildiğiniz ve inandığınız yolda yürümek maharetini göstermek gerekiyordu. Buna rağmen başımız mahkemelerden, mahkûmiyetlerden, sıkıntılardan kurtulmadı.
Gazetemizin ilanlarını kestirmek ve Bafra Gazetesini ekonomik sıkıntıya sokmak için bir de bizi çekemeyen, gazetecilik anlayışımızı kavrayamayan Samsun basını ile uğraşmamız gerekiyordu. İlanlarımızı defalarca kestirdiler, bizleri çok bunalttılar. Bugün isimleri dahi hatırlanmayan, sahipleri tanınmayan bu gazeteler, Samsun basın tarihinin sararmış sayfalarında sıkışıp kayboldular. Bazen eskiye dalıp düşünürüm, 60 yıl mücadele etmeye gazete sayfalarının arasında uğraşmaya değer miydi?.. Demek değermiş ki, halâ aynı işi yapıyor, aynı yolda inançla yürüyoruz.
* * *
60 yıllık basın hayatımızda gazetemize çok değerli yazıları ile destek veren yardım eden arkadaşlarımız oldu. Onların büyük bir kısmı hayatta değiller, kendilerini rahmetle anıyoruz. Yaşamlarını Bafra’da sürdüren yazar 2 arkadaşıma da değinmeden geçemeyeceğim. Birisi Habil DEMİRCAN, diğeri Mehmet UNCU, akıcı üslupları, konuya hakimiyetleri ve kıvrak kalemleri ile eşine ender rastlanacak değerli yazarlardı. Öğrencilik yıllarından bu yana bizi hiç yalnız bırakmayan, mücadelemize ortak olan METİN BOSTANCIOĞLU’nun da bizlerin üzerindeki payı büyüktür. Kendisine ayrıca teşekkür ediyorum.
Babam Zühtü DİLMAÇ, ablam Mübeccel DİLMAÇ (DOKSATLI)’nın ellerinden teslim aldığımız bayrağı yere düşürmeden yola devam edeceğiz. Artık gazetemizin genç yazı kadrosu, Genel Yayın Müdürümüz Hasan DAVRAN ile kol kola girerek ömrümüz el verdiği müddetçe yayım hayatımıza devam edeceğiz. Okuyucularımızın desteği enerji kaynağımız olacaktır.
Saygılarımla,