HAYAT ŞİMDİDEN İBARETTİR
Metin Bostancıoğlu

HAYAT ŞİMDİDEN İBARETTİR

İNGİLİZ oyun yazarı, denemeci Denis Potter’ın söylediği gibi

İNGİLİZ oyun yazarı, denemeci Denis Potter’ın söylediği gibi “Biz öleceğini bilen tek türüz. Buna rağmen önümüzde sanki bir zaman okyanusu varmış gibi davranmaya devam ediyoruz. Ne garip!

Hayatın sadece şu andan, sadece şimdiden ibaret olduğunu unutuyor ya da unutmuş gibi yapıyor, geçmiş ya da geleceği düşünerek oyalanıyoruz.”

Bu sözü çok uzun zaman önce , çok doğru bulduğum ve not defterime yazdığım halde kendime, tutum ve yaşam tarzıma uygulamadığımı, geçmişle avunup, gururlanıp, gelecekle

ilgili planlar yaptığımı, bugün, şimdi yapılması gerekenleri ertelediğimi son defa, 1 Ekim 2010 günü hayretle gördüm.

Sabah baş ağrısı ile uyandım. Yataktan kalkıp bir iki adım attığımda sendeliyordum. Düşmemek için hemen oturdum, biraz dinlenip tekrar ayağa kalktığımda, bir şeyler olduğunu, tam

sağlıklı olmadığımı hissediyordum. Bu şekilde sendelemeyi iç kulağa bağlı bir denge bozukluğu olarak algılayıp, birkaç gün sonra Kulak-Burun Boğaz muayenesi için doktora baş vurdum. Şikayetimin

kulaktan gelmediğini, nöroloji bölümüne başvurmam söylendi. Nörolojide muayene, MR ve Ultrason çekimlerinden sonra bomba patladı. Damarlarımdan beynime pıhtı atılmış, halk arasında inme (felç) denilen hastalığı geçirmişim.

Söylenen o ki, pıhtı bir noktaya, değil, toplu iğne ucu büyüklüğünde püskürtme şeklinde beynin her tarafına dağıldığı için herhangi bir organımı çalışamaz hale getirmemiş. Felç olmamışım. Şimdi, bir daha pıhtı atmaması için iğne ve haplarla kanı sulandırıyoruz. Bana sorarsanız, iyiyim, çok iyiyim.

İnsan beynine pıhtı atılması bir anda olurmuş.

Demekki var olmak veya olmamak an meselesi. O beklenmeyen an’da ne olacağı da bizce bilinmiyor. Bilinen tek şey yaşamın bir anda sona ermesi. Yani önümüzde bir zaman okyanusu yok. Ne yapacaksak ertelemeden şimdi yapmalıyız.

Şimdi çalışmanın zamanı; şimdi iyi şeyler yapmanın zamanı; şimdi sevmenin zamanı, sevgiyi göstermenin zamanı…

Her şeyi şimdi yapmalıyız. Yarınlar olmayabilir.

Belki de zamanımız olmayabilir.

******

Dostlardan dostlar için bir e-posta :

DÜN BUGÜN YARIN

İnsanlar, güneş doğup batıncaya kadar yaşıyorlardı hayatı.

Derken, zaman diye üç parçalı bir şey icat etti insan.

Bir parçasına, “dün” dedi, diğer parçasına “bugün”, öteki parçasına da “yarın”.

Sonra fesat karıştı zamana ve insan bugünü unuttu.

Dünü düşünüp pişman oldu, yarını düşünüp telâşlandı; ama işin ilginç tarafı, tüm telâş ve

pişmanlıkları, güneş doğup batıncaya kadar yaşadı.

Farkında olmadan rezil etti bugününü.

Oysa yarın, bugüne dün diyor; dün de, bugün için yarın diyordu.

Bir türlü beceremedi.

Bir eliyle yarına, diğer eliyle düne yapıştı.

Bugünü eline yüzüne bulaştırdı...

Mutsuz oldu insan.

Ve ne gariptir ki, yarının telâşını da, dünün pişmanlığını da, hep bugün yaşadı; ama bugünü hiç yaşayamadı.

Oysa ki, ne yarın, ne de dün!

Yaşanan bugün…

 

Kurban Bayramınızı en içten dileklerimle kutlarım

 

mbostancioğlu57@gmail.com

DİĞER YAZILAR